5 Kasım 2015 Perşembe

6 Mart 2014 Perşembe

Kadim Filozof İ. Kuçuradi Gündemi Değerlendirdi


"Felsefenin Kraliçesi", "Felsefenin Ninesi", "Nine Felsefesi" gibi hayranlık uyandıran isimlerle Türkiye'nin felsefe gündemindeki yerini yıllardır koruyan kadim filozof İonna Kuçuradi gündemle ilgili konuştu. Hükümetin "paralel yapılanma" iddialarına karşı Kant'tan yola çıkılarak birtakım çözümler bulunabileceğini belirten Kuçuradi, konu ile ilgili şimdilik bir açıklama yapamayacağını, bu konudaki net tavırlarının, konu TFK alt-komisyonunda tartışıldıktan sonra kamuoyuna duyurulacağını sözlerine ekledi.

Basın toplantısı sonunda Değer Felsefesi ile ilgili bir soruya sinirlenen Kuçuradi, soruyu soran muhabire "Sen o derste yoktun, zaten hiç gelmemiştin ki. Hem gelseydin de anlamazdın!" şeklinde yanıt verdi.



24 Şubat 2014 Pazartesi

MHP Yenişehir Belediye Başkan Adayından Büyük Jest: Sevdalınız Faşisttir!

MHP bu yıl Kürdistan'ın başkentini almak için özel bir uğraş ortaya koyuyor. Bu kapsamda, Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesi belediye başkan adayı Can Müftüoğlu, herkesin gönlünü yumuşatacak, her görenin içinin tatlı bir mutlulukla dolacağı türden bir insan olarak Diyarbakır'da belediye başkan adayı olarak gösterilmiş durumda. Seçimlere yönelik beklentisini "Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar. Benimkini söylemeye ne hacet." sözleriyle ifade eden Müftüoğlu'nun çok heyecanlı olduğu gözlerden kaçmadı.


17 Şubat 2014 Pazartesi

Öğrenci İşleri ile "Sınır Deneyim" ve "Olay" Üzerine

Teşqele Beta okurları için, bir "süreç" olarak kayıt yenileme ve bu kayıt yenileme deneyiminin öğrenciler üzerinden yeni mümkün öznellikler üretme ihtimali üzerine konuştuk.

Foucaultçu bir yerden bakarsak...

İlk konuştuğumuz öğrenci işleri yetkilisi Ahmet abi, özellikle asıl ilgilendiği probleminin, "ders seçememe" ve sistem kilitlenmesinin ürettiği, yoğun duygusal enerji ve öfkenin, halihazırda sakinlik, ağırbaşlılık ve munislik gibi özelliklerle tanımlanmış ve bu şekilde boyun eğdirilmiş "öğrenci" için bir tür sınır deneyim oluşturabilme ihtimali olduğunu söyledi. "Biliyorsunuz ki 'sınır deneyim' kavramı, bilhassa Foucault'nun bir döneminde, "oluşturulduğu haliyle kim" olduğunun ötesine geçmek için anahtar kavramdır" diyen Ahmet abi, "özellikle saatlerdir sistemin açılmaması sonucu, bilgisayar başında bulunan öğrencilerimiz, kendi tabi kılındıkları öznelliğin sınırına gelerek, sakinliklerinden kurtulup, ağzına geleni söylemekte ve böylece yepyeni bir öznellik deneyimi edinmektelerdir" diye ekledi. 



Ders seçememek bir olaydır, olay sürüyor!


Konuştuğumuz ikinci yetkili olan Hadise abla ise, kendisinin daha ziyade Badiou'ya başvurarak olayı kavramaya çalıştığını, asıl önemli olanın ise, olayı adlandırmaktan çok olaya sadakat olduğunu söyledi. "Zira, ben yaklaşık 15 yıldır burada çalışıyorum ve her kayıtlanma döneminde tekrar aktüelleşen bu olayın, kayıt yenileyememenin -ki görüyorsunuz, nasıl bir kopuşu, dilsel düzeyde dahi nasıl bir farklılaşmayı, kesintiyi ima ediyor-, sarsıcı, her tür özne konumunun stabilliğini yıkıcı bir etkisi oluyor" dedi ve ekledi: "Nevrim döndü vallahi!"


Teşqele Beta Akademiiçi Servisi



14 Şubat 2014 Cuma

Zizek'ten Sevgililer Günü Şeysi


Ünlü halk filozofumuz S. Zizek, yıllar önce aniden süblimleşen sevgilisi için hazırlamış olduğu sevgililer günü kartını, mutfak dolabından çıkararak takipçileriyle paylaştı. Hüzünlü olduğu görülen Zizek, sevgilisinin gidişini "One day she suddenly dissapeared somehow!" sözleriyle anlattı.





Kaynak: Şubat ayı kardeş blogumuz http://www.critical-theory.com/category/humor/ 'dan.

12 Şubat 2014 Çarşamba

Elif Şafak Yeni Kitabı "Yağ Bezesi" Hakkında Konuştu

Ünü galaksileri aşan yazarımız Elif Şafak, yeni kitabı Yağ Bezesi hakkında konuştu: "Yıllardır, benliğimin en gizli kalmış yanında sakladığım, büyüdükçe hem beni besleyen, hem de zehirleyip duran bu bezeyi artık yazmalıydım" şeklinde düşüncelelerini ifade eden Elif Şafak, birçok fotoğrafında kulağının arkasındaki yağ bezesini işaret ederek bu kitabının gelişini haber verdiği iddialarını ise yalanladı.


10 Şubat 2014 Pazartesi

Yaklaşan Çaydanlığın Verdiği Heyecanın Diyalektik Materyalizme Etkisi


Bundan on yıl öncesine ait bir Umut Sarıkaya karikatüründe dile getirilen bu sorunsal ele alınmayı bekliyor.


5 Şubat 2014 Çarşamba

Ferhat Güzel'den Manidar Çıkış: Bu Ne Diyalektik?!


Bu yıl ikinci sınıfını okuduğu Açık Öğretim Fakültesi Felsefe Bölümü'nde henüz kayda değer bir ilerleme gösteremeyen Ferhat Güzel, sonunda isyanını kendine has bir şekilde, türkü formunda hafif arabesk rap bir parça ile dile getirdi.


Çarşamba Söyleşileri: Zizek, Badiou ve İstanbul


Bu hafta Sloven filozof Slavoj Zizek bize Alain Badiou ile eve çıkma hikayelerini anlatıyor...

Hatırlayacağınız üzere, Slavoj Zizek, geçtiğimiz sonbaharda Fransız Filozof Alain Badiou ile Cihangir'de eve çıkmıştı. O günden bu yana ortalıkta pek görünmeyen Zizek ve Badiou'yu arıyorduk ki, Zizek'i mahallede turlarken yakaladık. Sağ olsun bizi kırmadı ve İstanbul'a yerleşme serüvenlerini şu şekilde kısaca anlattı: 

"Son birkaç yıla baktığımızda, bizi konuşmacı olarak davet edenlerin büyük bölümünün İstanbul'daki özel üniversiteler ve yayınevleri olduğunu fark ettik. İstanbul'da değilsek bile kesin yakın bir yerlerde İstanbul, Gezi, Tahrir Meydanı üzerine konuşuyorduk. Akşam panel çıkışında kafeye, bara gani gani para akıtıyorduk. (Açıkçası bunda, hayran tavırlarla yaklaşıp bir dal sigara isteyen, elinde birasıyla gelip kendi hesabını da bize kitleyen insanların da payı vardı.)  Düşünüp taşındık, şuraya yerleşelim de, akşam iki yemek yapıp duş filan alabilelim bari dedik. Sonunda, üç beş günlük harçlığımızla şirin bi ev tuttuk. Şimdi akşam yemeğini evde yiyip hemen Taksim'e ortama akıyoruz."

Önümüzdeki aylara dair planlarını öğrenmek istediğimiz Zizek, bi görüşmesi olduğunu söyleyerek bizi nazikçe geri çevirdi.



4 Şubat 2014 Salı

Büte Bıraktım - Yakında Tüm Okul Kantin Kiosklarında, D&R'larda ve Bilimum Mp3İndir Sitelerinde!



Resul Balay'ın en damardan hüzünlü arabesk albümünü sakın kaçırmayın!

Şarkılar:
A Yüzü: Büte Bıraktım - Ya Râb Bu Ne Tezdir - Mazeret mi Var Sevdiğim - Acılı Rapor - Bir Alttan Bir Üstten
B Yüzü: Danışmana Sordum, İşim Var Dedi - İki Puan Daha Olsaydı - Ödev Versem Olur mu? - Kopyayla Olmadı İşim

Toplumsal Öznenin Yokoluşu


3 Şubat 2014 Pazartesi

Ege Felsefe'den Duygu Bildiriyor: Greve Grev, Boykota Boykot!

Bugün alınan bir habere göre Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü hocalarından Doç. Dr. M. Biri Eleştirelbakar'ın kapısında aşağıdaki şekilde bir not ve bir karşı-not bulundu. Konu ile ilgili tutanak tutan derin devletçi dekan, Öğretim Üyesi Eleştirelbakar hakında soruşturma açılması için talimat verdi. Talimat doğrultusunda kurulan soruşturma kurulu başkanı cemaatçi olunca, AKP'li rektörün emriyle kurul başkanının görevden alınması gecikmedi. 

Rektörün emriyle görevden alınan soruşturma kurulu başkanının tutanağını incelediği dekanın tutanağına konu olan kapı notunu yazan Eleştirelbakar, sürecin hassas olduğunu ve bu olayda en büyük mağduriyeti yaşayanın, karşı-notu yazan öğrenci D. Z. olduğunu belirtti. D.Z.'nin bu notu yazmasıyla devamsızlıktan kalması arasında ne tür bir ilişki olduğu ise halen açıklanmayı bekleyen en önemli sorulardan biri olma özelliğini koruyor.


Sanatın Felsefesi - Felsefenin Sanatı





Hayatın Anlamı


24 Ocak 2014 Cuma

Gezi Ruhu, Geldiysen Ses Ver!

Sizce de sol yanını diyaloga, sol yanını uzlaşıya, sol yanını dayanışmaya verirken bile iğrenç insanlar olmuyor muyuz?


Karl Marx'tan Damadına İbretlik Mektup





Ahmet Arslan'ın deyimiyle "Babamız Karl Marx", kızı Laure ile izdivaç planları yapan düşünür Lafargue'a bir mektup kaleme almıştı. Lafargue gibi bir damadınız olsun ister miydiniz bilmiyorum ama belli ki Marx'ın bu konuda ciddi kaygıları vardı. Bir filozof olarak aile kurumu ve düzenin iktisadi yapısı ile temelden sorunları olan Marx, bu mektupta "Askerde filozoftum ama sivilde tam bir aile babasıyım." modunda takılıp "bizim kızla oynaşma!" da demiş, "başın götün oynuyor Lafargue!" da demiş, "ben mayışa bakarım!" da demiş:



Azizim Lafargue,

Aşağıdaki tespitlerimi iletmeme izin vereceğinizi umuyorum. 

1. Eğer kızımla ilişkilerinizi sürdürmek istiyorsanız, ona ‘kur yapma’ tarzınızdan vazgeçmeniz gerek. Gayet iyi biliyorsunuz ki henüz verilmiş bir evlenme sözü yok ve hiçbir şey belli değil. Laura usulüne uygun şekilde nişanlınız olsaydı da, bu işin uzun vadeli olduğunu unutmamanız gerekirdi. Fazla samimiyetin yol açacağı davranışlar da burada uygunsuz kaçıyor. Çünkü bu durumda iki sevgilinin birbirlerine güçlü arzular duydukları halde aynı yerde oldukça uzun süre birbirlerine yaklaşmadan yaşamaları gerekiyor. 

2. Yalnızca bir haftalık bir jeolojik dönem içinde bile tavırlarınızdaki değişikliği dehşet içinde izledim. Fikrimce gerçek aşk, ihtiyat, tevazu ve hatta aşığın maşuğa karşı çekingenliği içinde ifade edilir. Asla ihtiras içinde kendini kapıp koyuvermekle ve zamansız samimiyet gösterileriyle değil. Siz bu karmakarışık mizacınızı sergilediğinizde, kızımla davranışlarınız arasına aklımı koymak da bana düşüyor. Eğer ona olan sevginizi Londra boylamıyla uyarlı bir biçimde göstermekten acizseniz, tavsiyem onu uzaktan sevmenizdir. Bunun üzerinde daha fazla durmayacağım. 

3. Laura’yla olan ilişkilerinizi belirginleştirmeden önce ekonomik durumunuza ilişkin ciddi bilgiye ihtiyacım var. Kızım işleriniz hakkında bilgi sahibi olduğumu zannediyor. Oysa yanılıyor. Bu sorunu şimdiye kadar ortaya atmadım çünkü kanımca bu girişimin sizden gelmesi gerekirdi. Biliyorsunuz ki elimde avucumda ne varsa hepsini devrimci mücadeleye harcadım. Buna pişman değilim. Tersine, eğer hayata yeniden başlayacak olsaydım yine aynı şekilde hareket ederdim. Yalnız, evlenmezdim. Gücüm yettiğince kızımı, annesine hayatı zehir eden zorluklardan kurtarmak istiyorum. Benim dolaysız etkim olmasa (bu benim açımdan zayıflıktır) ve sizle dostluğum kızımın seçimlerini etkilemese, bu iş hiçbir zaman bugünkü halini almazdı. O nedenle ağır bir kişisel sorumluluk taşıyorum. Şu anki durumunuza gelince, bunun peşine düşmemiş olsam da, elime geçen bilgiler pek tatmin edici değil. Fakat bunu bir kenara bırakıyorum. Genel durumunuza gelince, henüz öğrenci olduğunuzu, Fransa’daki kariyerinizin Liege olayı nedeniyle yarı yarıya çökmüş olduğunu, İngiltere’ye intibak edebilmeniz için en gerekli araç olan dilin sizde çok eksik bir unsur olduğunu ve en iyi halde bile başarı ihtimallerinizin (?) ne kadar şüpheli olduğunu biliyorum. 

Gözlemlerimden çıkardığım sonuca göre, işlere heyecanla başlamanıza ve iyi niyetinize rağmen, çalışkan bir mizaca sahip değilsiniz (Not: Lafargue daha sonra Tembellik Hakkı’nı yazdı). Bu şartlar dahilinde kızımla birlikte hayat gemisine binebilmeniz için size dışarıdan destek gerekecek. 

Ailenize gelince, hiçbir şey bilmiyorum. Bir miktar zenginliğe sahip olduklarını farz etsek bile, bu onların sizin için fedakarlığa katlanmaya pek hevesli olduklarını kanıtlamaz. Dahası onların sizin bu evlilik projenizi nasıl karşıladıklarını bile bilmiyorum. 

Tekrar ediyorum, bütün bu noktalar hakkında bana olumlu açıklamalar gerekiyor. Zaten hayata gerçekçi şekilde bakan siz de kızımın geleceğine idealist bir bakış açısıyla bakmamı beklemezsiniz. Şiiri ortadan kaldırmayı düşünecek derecede müspet bir insan olan sizin, kızımın zararına olacak şekilde şairane davranışlarda bulunmamanız gerekir. 

4. Bu mektuptan doğabilecek bütün yanlış anlamaları önlemek için size şunu bildiririm ki, hemen şimdi evliliği akdetme iktidarına sahip olsaydınız bile bu yine de olmazdı. Kızım reddederdi. Ben de şahsen bu işe itiraz ederdim. Evlenmeyi düşünmeden önce olgun bir adam olmanız ve hem sizin hem de kızım için uzun bir tecrübe dönemi gerekiyor. 

5. Bu mektup ikimizin arasında sır olarak kalırsa çok memnun olurum. 

Cevabınızı bekliyorum.

En iyi dileklerimle,
Karl Marx
(Fransa’daki Paul Lafargue’a mektup, Londra, 13 Ağustos 1866)