24 Ocak 2014 Cuma

Gezi Ruhu, Geldiysen Ses Ver!

Sizce de sol yanını diyaloga, sol yanını uzlaşıya, sol yanını dayanışmaya verirken bile iğrenç insanlar olmuyor muyuz?


Karl Marx'tan Damadına İbretlik Mektup





Ahmet Arslan'ın deyimiyle "Babamız Karl Marx", kızı Laure ile izdivaç planları yapan düşünür Lafargue'a bir mektup kaleme almıştı. Lafargue gibi bir damadınız olsun ister miydiniz bilmiyorum ama belli ki Marx'ın bu konuda ciddi kaygıları vardı. Bir filozof olarak aile kurumu ve düzenin iktisadi yapısı ile temelden sorunları olan Marx, bu mektupta "Askerde filozoftum ama sivilde tam bir aile babasıyım." modunda takılıp "bizim kızla oynaşma!" da demiş, "başın götün oynuyor Lafargue!" da demiş, "ben mayışa bakarım!" da demiş:



Azizim Lafargue,

Aşağıdaki tespitlerimi iletmeme izin vereceğinizi umuyorum. 

1. Eğer kızımla ilişkilerinizi sürdürmek istiyorsanız, ona ‘kur yapma’ tarzınızdan vazgeçmeniz gerek. Gayet iyi biliyorsunuz ki henüz verilmiş bir evlenme sözü yok ve hiçbir şey belli değil. Laura usulüne uygun şekilde nişanlınız olsaydı da, bu işin uzun vadeli olduğunu unutmamanız gerekirdi. Fazla samimiyetin yol açacağı davranışlar da burada uygunsuz kaçıyor. Çünkü bu durumda iki sevgilinin birbirlerine güçlü arzular duydukları halde aynı yerde oldukça uzun süre birbirlerine yaklaşmadan yaşamaları gerekiyor. 

2. Yalnızca bir haftalık bir jeolojik dönem içinde bile tavırlarınızdaki değişikliği dehşet içinde izledim. Fikrimce gerçek aşk, ihtiyat, tevazu ve hatta aşığın maşuğa karşı çekingenliği içinde ifade edilir. Asla ihtiras içinde kendini kapıp koyuvermekle ve zamansız samimiyet gösterileriyle değil. Siz bu karmakarışık mizacınızı sergilediğinizde, kızımla davranışlarınız arasına aklımı koymak da bana düşüyor. Eğer ona olan sevginizi Londra boylamıyla uyarlı bir biçimde göstermekten acizseniz, tavsiyem onu uzaktan sevmenizdir. Bunun üzerinde daha fazla durmayacağım. 

3. Laura’yla olan ilişkilerinizi belirginleştirmeden önce ekonomik durumunuza ilişkin ciddi bilgiye ihtiyacım var. Kızım işleriniz hakkında bilgi sahibi olduğumu zannediyor. Oysa yanılıyor. Bu sorunu şimdiye kadar ortaya atmadım çünkü kanımca bu girişimin sizden gelmesi gerekirdi. Biliyorsunuz ki elimde avucumda ne varsa hepsini devrimci mücadeleye harcadım. Buna pişman değilim. Tersine, eğer hayata yeniden başlayacak olsaydım yine aynı şekilde hareket ederdim. Yalnız, evlenmezdim. Gücüm yettiğince kızımı, annesine hayatı zehir eden zorluklardan kurtarmak istiyorum. Benim dolaysız etkim olmasa (bu benim açımdan zayıflıktır) ve sizle dostluğum kızımın seçimlerini etkilemese, bu iş hiçbir zaman bugünkü halini almazdı. O nedenle ağır bir kişisel sorumluluk taşıyorum. Şu anki durumunuza gelince, bunun peşine düşmemiş olsam da, elime geçen bilgiler pek tatmin edici değil. Fakat bunu bir kenara bırakıyorum. Genel durumunuza gelince, henüz öğrenci olduğunuzu, Fransa’daki kariyerinizin Liege olayı nedeniyle yarı yarıya çökmüş olduğunu, İngiltere’ye intibak edebilmeniz için en gerekli araç olan dilin sizde çok eksik bir unsur olduğunu ve en iyi halde bile başarı ihtimallerinizin (?) ne kadar şüpheli olduğunu biliyorum. 

Gözlemlerimden çıkardığım sonuca göre, işlere heyecanla başlamanıza ve iyi niyetinize rağmen, çalışkan bir mizaca sahip değilsiniz (Not: Lafargue daha sonra Tembellik Hakkı’nı yazdı). Bu şartlar dahilinde kızımla birlikte hayat gemisine binebilmeniz için size dışarıdan destek gerekecek. 

Ailenize gelince, hiçbir şey bilmiyorum. Bir miktar zenginliğe sahip olduklarını farz etsek bile, bu onların sizin için fedakarlığa katlanmaya pek hevesli olduklarını kanıtlamaz. Dahası onların sizin bu evlilik projenizi nasıl karşıladıklarını bile bilmiyorum. 

Tekrar ediyorum, bütün bu noktalar hakkında bana olumlu açıklamalar gerekiyor. Zaten hayata gerçekçi şekilde bakan siz de kızımın geleceğine idealist bir bakış açısıyla bakmamı beklemezsiniz. Şiiri ortadan kaldırmayı düşünecek derecede müspet bir insan olan sizin, kızımın zararına olacak şekilde şairane davranışlarda bulunmamanız gerekir. 

4. Bu mektuptan doğabilecek bütün yanlış anlamaları önlemek için size şunu bildiririm ki, hemen şimdi evliliği akdetme iktidarına sahip olsaydınız bile bu yine de olmazdı. Kızım reddederdi. Ben de şahsen bu işe itiraz ederdim. Evlenmeyi düşünmeden önce olgun bir adam olmanız ve hem sizin hem de kızım için uzun bir tecrübe dönemi gerekiyor. 

5. Bu mektup ikimizin arasında sır olarak kalırsa çok memnun olurum. 

Cevabınızı bekliyorum.

En iyi dileklerimle,
Karl Marx
(Fransa’daki Paul Lafargue’a mektup, Londra, 13 Ağustos 1866)

23 Ocak 2014 Perşembe

Bir Gün Hoca Ansızın Çıkageldi ve Dedi ki:


Düşün-Yap

Kaynak: http://andrewboyd.com/poster/

Philosophical Shit


Kaynak: http://andrewboyd.com/poster/

Artık Bir Şarkımız da Var


AKP Siyaset Akademisi'nde Geliştirilen En Yeni İkna Edici Yöntem: Abanarak Vurma


Düşün-Meyeceksin


Uluslararası Olmayan Felsefe


Yeğeni Gregor Sayesinde AKP'nin Yeni "Mağdur Adayı" Oldu

Babasının dikkatsizlik sonucu ezdigini iddia ettigi, ancak PKK tarafından infaz edildiği resmi kurumlarca açıklanan merhum böcek Gregor Samsa'nın dayısı Hacı Samsa, AKP'nin teklifi ile Amed'in Hançepek mahallesine muhtar adayı yapıldı. Sevinçli olduğu gözlenen Samsa'nın gözyaşlarına hakim olamadığı dikkatlerden kaçmadı.



Yerelde Marx'a Vermek

Mehmet Bekap isimli takipçimizden...


22 Ocak 2014 Çarşamba

Felsefe Nine Anlatıyor:


Sen Sormazsın O Sorar:


Mezuniyetten Sonra İş Ararken Sorarsın:


Epiktetos Okulu'ndan Nejat İşler Ağır Konuştu:



Halikarnassoslu Filozof Nejat İşler Süper Gücünün Sırrını Tesqele Muhabirine Anlattı:

Nejat İşler: "Kendim ya da yakınımdaki biri rahatsız değilse duş almıyorum. Ama ben terlemem de mesela."

 

 

Felsefe, İnsanın Kendine Çay İçmesidir


Ege Felsefe'den Hüzzam Makamında Bir Caps


Schopenhauer ve Hegel: Königsberg Hatırası


Nominalizme Geçit Yok! Kahrolsun ORGİ Havaalanı!


Radikal.com.tr - Ankara Bulvarı AOÇ Alt Geçidi’nde bulunan köprünün üzerindeki “AOÇ Alt Geçit” yazısındaki “A” harfinin, yolun açıldığı 30 Ağustos tarihinden bu yana tam 10 kez söküldüğünü anlatan Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanı Vedat Üçpınar, her seferinde harfin yerine yeniden monte edildiğini söyledi.

Belediye internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, köprüdeki yazılardan, özellikle kısaltmadaki “A” harfinin sökülmesinin tamamen bir komplo olduğunu, harfin sökülmesinin ardından fotoğraflarının çekilerek, basın yoluyla ve sosyal medyada Belediye’ye karşı bir karalama kampanyası yürütülmeye çalışıldığını belirten Üçpınar, “Yerel seçimler öncesi kasıtlı olarak yapılan böyle bir karalama kampanyasına Büyükşehir Belediyesi olarak asla izin vermeyeceğiz. Her seferinde bu harfi yeniden yerleştiriyoruz ve yerleştirmeye de devam edeceğiz. Bu kişi veya kişilerin bulunması için gerekli yerlere başvurularımızı da yaptık. Ayrıca vatandaşlardan isteğimiz, bu kişi veya kişileri gördüğünüz anda araç varsa plakasını da alarak, derhal Emniyet'e şikayette bulunsunlar” dedi.

4,5 AYDA 10 KEZ SÖKÜLDÜ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda görkemli bir törenle açılışı yapılan 14,5 kilometrelik Ankara Bulvarı üzerindeki AOÇ Alt Geçidi’ndeki harfin sökülmesiyle, belediyeye verilmek istenen imaj zararının, aslında tüm Başkentlilere yönelik olduğunun altını çizen Vedat Üçpınar, şunları söyledi:

“Art niyetle, kişisel hırs ve beklentiler çerçevesinde verilen bu zarar hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Atatürk ’ü belirten ‘A’ harfini yerinden sökerek, ne yapmaya çalıştıklarını herkes çok iyi biliyor. Tamamen kasıtlı bir şekilde ortalığı bulandırmaya, özellikle basın ve sosyal medya yoluyla da karalama kampanyası yapmaya çalışıyorlar. Tüm vatandaşlardan ricamız, bu oyunu iyi değerlendirsinler. Özellikle gece yapıldığını düşündüğümüz ve gerekli yerlere başvuruda bulunduğumuz bu olayı görenler lütfen hemen araç varsa plakasını da alarak emniyete şikayette bulunsunlar. Bu bir vatandaşlık sorumluluğudur. ”

Sorgulayan Denemeler:


1) Madem esas hedef baştaki A harfiydi, o zaman sonraki İ harfi neden söküldü?
2) İ harfinin Melih Gökçek ile bir ilgisi olabilir mi?
3) Melih Gökek'in -i hali ile yalın hali arasında ne fark var?
4) "O.Ç. ALT GEÇİT" ifadesinin başka bir anlamı olabilir mi?

Gün Geçmiyor ki Takipçi Sayımız Artmasın!


Öldüğüne Yönelik İddialara Ara Güler'den Net Yanıt


21 Ocak 2014 Salı

Ders Notlarımdan Kısa Felsefe Tarihi


Pitasyum Salınımını Arttırarak Beyin Hücreleri Arasındaki Muhabbeti Körükler

Fulya'dan...


Çayda Hakikat Vardır!


Subhanallah Heval!

Ben doldurur ben içerim
Sevap benim, kime ne!


Başöğretmen Atam Genel Dilbilim Dersi Verirken


Schopenhauer


Tezer Özlü'nün İlham Kaynağı

Tezer Özlü şiir. Kafanıza ıslak ıslak sürün.





Çay ve Aşırı Çay

Yirminci yüzyılın ünlü filozoflarından Umberto Eco'nun doktora tezini yazma sürecini anlatan, bir solukta okuyacağınız bir başyapıt.

Benim Ontolojik Problemlerim Var

Aynı bölümde çalışan 25 tane felsefeciyi bir araya getiremezsin. Doğa yasası gibi bişey bu. Nasıl ki ikoncan hatunlar hidrojen atomları gibi doğada ikişer takılırsa, yetişkin bir felsefeci de günde 10 makale tükettiği maksimum 20 metrekarelik yaşam alanından kolay kolay çıkamaz. Hadi çıktı diyelim, 25 tanesi öyle şıp diye bir araya gelemez, bir sürü transandantal ide, çatışan kavramlar, her birinde onlarca kategori filan, saf akıl, pratik akıl... Olmaz o iş. Ne yapacan? Alacan hepsinden fotoğrafları, fotoşopla pırıl pırıl ekleyecen birbirine. En arkadaki adam 2.25, en öndeki hatun 1.10 boyunda kalacak. En azından kendi daracık yaşam alanlarında yaşadıkları huzura elleşmeyecen. Masa başı, o ye.

Hagen Üniversitesi Felsefe Bölümü.


Düşünemeyen Kişinin Düşünemeyenlere Düşünememecelerini Sunacağı bir Etkinlik


13. buçuğuncu yüzyılda yaşamış ünlü filozofun ölümsüz eseri Çaya Övgü'den