6 Mart 2014 Perşembe

Kadim Filozof İ. Kuçuradi Gündemi Değerlendirdi


"Felsefenin Kraliçesi", "Felsefenin Ninesi", "Nine Felsefesi" gibi hayranlık uyandıran isimlerle Türkiye'nin felsefe gündemindeki yerini yıllardır koruyan kadim filozof İonna Kuçuradi gündemle ilgili konuştu. Hükümetin "paralel yapılanma" iddialarına karşı Kant'tan yola çıkılarak birtakım çözümler bulunabileceğini belirten Kuçuradi, konu ile ilgili şimdilik bir açıklama yapamayacağını, bu konudaki net tavırlarının, konu TFK alt-komisyonunda tartışıldıktan sonra kamuoyuna duyurulacağını sözlerine ekledi.

Basın toplantısı sonunda Değer Felsefesi ile ilgili bir soruya sinirlenen Kuçuradi, soruyu soran muhabire "Sen o derste yoktun, zaten hiç gelmemiştin ki. Hem gelseydin de anlamazdın!" şeklinde yanıt verdi.



24 Şubat 2014 Pazartesi

MHP Yenişehir Belediye Başkan Adayından Büyük Jest: Sevdalınız Faşisttir!

MHP bu yıl Kürdistan'ın başkentini almak için özel bir uğraş ortaya koyuyor. Bu kapsamda, Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesi belediye başkan adayı Can Müftüoğlu, herkesin gönlünü yumuşatacak, her görenin içinin tatlı bir mutlulukla dolacağı türden bir insan olarak Diyarbakır'da belediye başkan adayı olarak gösterilmiş durumda. Seçimlere yönelik beklentisini "Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar. Benimkini söylemeye ne hacet." sözleriyle ifade eden Müftüoğlu'nun çok heyecanlı olduğu gözlerden kaçmadı.


17 Şubat 2014 Pazartesi

Öğrenci İşleri ile "Sınır Deneyim" ve "Olay" Üzerine

Teşqele Beta okurları için, bir "süreç" olarak kayıt yenileme ve bu kayıt yenileme deneyiminin öğrenciler üzerinden yeni mümkün öznellikler üretme ihtimali üzerine konuştuk.

Foucaultçu bir yerden bakarsak...

İlk konuştuğumuz öğrenci işleri yetkilisi Ahmet abi, özellikle asıl ilgilendiği probleminin, "ders seçememe" ve sistem kilitlenmesinin ürettiği, yoğun duygusal enerji ve öfkenin, halihazırda sakinlik, ağırbaşlılık ve munislik gibi özelliklerle tanımlanmış ve bu şekilde boyun eğdirilmiş "öğrenci" için bir tür sınır deneyim oluşturabilme ihtimali olduğunu söyledi. "Biliyorsunuz ki 'sınır deneyim' kavramı, bilhassa Foucault'nun bir döneminde, "oluşturulduğu haliyle kim" olduğunun ötesine geçmek için anahtar kavramdır" diyen Ahmet abi, "özellikle saatlerdir sistemin açılmaması sonucu, bilgisayar başında bulunan öğrencilerimiz, kendi tabi kılındıkları öznelliğin sınırına gelerek, sakinliklerinden kurtulup, ağzına geleni söylemekte ve böylece yepyeni bir öznellik deneyimi edinmektelerdir" diye ekledi. 



Ders seçememek bir olaydır, olay sürüyor!


Konuştuğumuz ikinci yetkili olan Hadise abla ise, kendisinin daha ziyade Badiou'ya başvurarak olayı kavramaya çalıştığını, asıl önemli olanın ise, olayı adlandırmaktan çok olaya sadakat olduğunu söyledi. "Zira, ben yaklaşık 15 yıldır burada çalışıyorum ve her kayıtlanma döneminde tekrar aktüelleşen bu olayın, kayıt yenileyememenin -ki görüyorsunuz, nasıl bir kopuşu, dilsel düzeyde dahi nasıl bir farklılaşmayı, kesintiyi ima ediyor-, sarsıcı, her tür özne konumunun stabilliğini yıkıcı bir etkisi oluyor" dedi ve ekledi: "Nevrim döndü vallahi!"


Teşqele Beta Akademiiçi Servisi



14 Şubat 2014 Cuma

Zizek'ten Sevgililer Günü Şeysi


Ünlü halk filozofumuz S. Zizek, yıllar önce aniden süblimleşen sevgilisi için hazırlamış olduğu sevgililer günü kartını, mutfak dolabından çıkararak takipçileriyle paylaştı. Hüzünlü olduğu görülen Zizek, sevgilisinin gidişini "One day she suddenly dissapeared somehow!" sözleriyle anlattı.





Kaynak: Şubat ayı kardeş blogumuz http://www.critical-theory.com/category/humor/ 'dan.

12 Şubat 2014 Çarşamba

Elif Şafak Yeni Kitabı "Yağ Bezesi" Hakkında Konuştu

Ünü galaksileri aşan yazarımız Elif Şafak, yeni kitabı Yağ Bezesi hakkında konuştu: "Yıllardır, benliğimin en gizli kalmış yanında sakladığım, büyüdükçe hem beni besleyen, hem de zehirleyip duran bu bezeyi artık yazmalıydım" şeklinde düşüncelelerini ifade eden Elif Şafak, birçok fotoğrafında kulağının arkasındaki yağ bezesini işaret ederek bu kitabının gelişini haber verdiği iddialarını ise yalanladı.


10 Şubat 2014 Pazartesi

Yaklaşan Çaydanlığın Verdiği Heyecanın Diyalektik Materyalizme Etkisi


Bundan on yıl öncesine ait bir Umut Sarıkaya karikatüründe dile getirilen bu sorunsal ele alınmayı bekliyor.


5 Şubat 2014 Çarşamba

Ferhat Güzel'den Manidar Çıkış: Bu Ne Diyalektik?!


Bu yıl ikinci sınıfını okuduğu Açık Öğretim Fakültesi Felsefe Bölümü'nde henüz kayda değer bir ilerleme gösteremeyen Ferhat Güzel, sonunda isyanını kendine has bir şekilde, türkü formunda hafif arabesk rap bir parça ile dile getirdi.


Çarşamba Söyleşileri: Zizek, Badiou ve İstanbul


Bu hafta Sloven filozof Slavoj Zizek bize Alain Badiou ile eve çıkma hikayelerini anlatıyor...

Hatırlayacağınız üzere, Slavoj Zizek, geçtiğimiz sonbaharda Fransız Filozof Alain Badiou ile Cihangir'de eve çıkmıştı. O günden bu yana ortalıkta pek görünmeyen Zizek ve Badiou'yu arıyorduk ki, Zizek'i mahallede turlarken yakaladık. Sağ olsun bizi kırmadı ve İstanbul'a yerleşme serüvenlerini şu şekilde kısaca anlattı: 

"Son birkaç yıla baktığımızda, bizi konuşmacı olarak davet edenlerin büyük bölümünün İstanbul'daki özel üniversiteler ve yayınevleri olduğunu fark ettik. İstanbul'da değilsek bile kesin yakın bir yerlerde İstanbul, Gezi, Tahrir Meydanı üzerine konuşuyorduk. Akşam panel çıkışında kafeye, bara gani gani para akıtıyorduk. (Açıkçası bunda, hayran tavırlarla yaklaşıp bir dal sigara isteyen, elinde birasıyla gelip kendi hesabını da bize kitleyen insanların da payı vardı.)  Düşünüp taşındık, şuraya yerleşelim de, akşam iki yemek yapıp duş filan alabilelim bari dedik. Sonunda, üç beş günlük harçlığımızla şirin bi ev tuttuk. Şimdi akşam yemeğini evde yiyip hemen Taksim'e ortama akıyoruz."

Önümüzdeki aylara dair planlarını öğrenmek istediğimiz Zizek, bi görüşmesi olduğunu söyleyerek bizi nazikçe geri çevirdi.



4 Şubat 2014 Salı

Büte Bıraktım - Yakında Tüm Okul Kantin Kiosklarında, D&R'larda ve Bilimum Mp3İndir Sitelerinde!



Resul Balay'ın en damardan hüzünlü arabesk albümünü sakın kaçırmayın!

Şarkılar:
A Yüzü: Büte Bıraktım - Ya Râb Bu Ne Tezdir - Mazeret mi Var Sevdiğim - Acılı Rapor - Bir Alttan Bir Üstten
B Yüzü: Danışmana Sordum, İşim Var Dedi - İki Puan Daha Olsaydı - Ödev Versem Olur mu? - Kopyayla Olmadı İşim

Toplumsal Öznenin Yokoluşu


3 Şubat 2014 Pazartesi

Ege Felsefe'den Duygu Bildiriyor: Greve Grev, Boykota Boykot!

Bugün alınan bir habere göre Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü hocalarından Doç. Dr. M. Biri Eleştirelbakar'ın kapısında aşağıdaki şekilde bir not ve bir karşı-not bulundu. Konu ile ilgili tutanak tutan derin devletçi dekan, Öğretim Üyesi Eleştirelbakar hakında soruşturma açılması için talimat verdi. Talimat doğrultusunda kurulan soruşturma kurulu başkanı cemaatçi olunca, AKP'li rektörün emriyle kurul başkanının görevden alınması gecikmedi. 

Rektörün emriyle görevden alınan soruşturma kurulu başkanının tutanağını incelediği dekanın tutanağına konu olan kapı notunu yazan Eleştirelbakar, sürecin hassas olduğunu ve bu olayda en büyük mağduriyeti yaşayanın, karşı-notu yazan öğrenci D. Z. olduğunu belirtti. D.Z.'nin bu notu yazmasıyla devamsızlıktan kalması arasında ne tür bir ilişki olduğu ise halen açıklanmayı bekleyen en önemli sorulardan biri olma özelliğini koruyor.


Sanatın Felsefesi - Felsefenin Sanatı





Hayatın Anlamı


24 Ocak 2014 Cuma

Gezi Ruhu, Geldiysen Ses Ver!

Sizce de sol yanını diyaloga, sol yanını uzlaşıya, sol yanını dayanışmaya verirken bile iğrenç insanlar olmuyor muyuz?


Karl Marx'tan Damadına İbretlik Mektup





Ahmet Arslan'ın deyimiyle "Babamız Karl Marx", kızı Laure ile izdivaç planları yapan düşünür Lafargue'a bir mektup kaleme almıştı. Lafargue gibi bir damadınız olsun ister miydiniz bilmiyorum ama belli ki Marx'ın bu konuda ciddi kaygıları vardı. Bir filozof olarak aile kurumu ve düzenin iktisadi yapısı ile temelden sorunları olan Marx, bu mektupta "Askerde filozoftum ama sivilde tam bir aile babasıyım." modunda takılıp "bizim kızla oynaşma!" da demiş, "başın götün oynuyor Lafargue!" da demiş, "ben mayışa bakarım!" da demiş:



Azizim Lafargue,

Aşağıdaki tespitlerimi iletmeme izin vereceğinizi umuyorum. 

1. Eğer kızımla ilişkilerinizi sürdürmek istiyorsanız, ona ‘kur yapma’ tarzınızdan vazgeçmeniz gerek. Gayet iyi biliyorsunuz ki henüz verilmiş bir evlenme sözü yok ve hiçbir şey belli değil. Laura usulüne uygun şekilde nişanlınız olsaydı da, bu işin uzun vadeli olduğunu unutmamanız gerekirdi. Fazla samimiyetin yol açacağı davranışlar da burada uygunsuz kaçıyor. Çünkü bu durumda iki sevgilinin birbirlerine güçlü arzular duydukları halde aynı yerde oldukça uzun süre birbirlerine yaklaşmadan yaşamaları gerekiyor. 

2. Yalnızca bir haftalık bir jeolojik dönem içinde bile tavırlarınızdaki değişikliği dehşet içinde izledim. Fikrimce gerçek aşk, ihtiyat, tevazu ve hatta aşığın maşuğa karşı çekingenliği içinde ifade edilir. Asla ihtiras içinde kendini kapıp koyuvermekle ve zamansız samimiyet gösterileriyle değil. Siz bu karmakarışık mizacınızı sergilediğinizde, kızımla davranışlarınız arasına aklımı koymak da bana düşüyor. Eğer ona olan sevginizi Londra boylamıyla uyarlı bir biçimde göstermekten acizseniz, tavsiyem onu uzaktan sevmenizdir. Bunun üzerinde daha fazla durmayacağım. 

3. Laura’yla olan ilişkilerinizi belirginleştirmeden önce ekonomik durumunuza ilişkin ciddi bilgiye ihtiyacım var. Kızım işleriniz hakkında bilgi sahibi olduğumu zannediyor. Oysa yanılıyor. Bu sorunu şimdiye kadar ortaya atmadım çünkü kanımca bu girişimin sizden gelmesi gerekirdi. Biliyorsunuz ki elimde avucumda ne varsa hepsini devrimci mücadeleye harcadım. Buna pişman değilim. Tersine, eğer hayata yeniden başlayacak olsaydım yine aynı şekilde hareket ederdim. Yalnız, evlenmezdim. Gücüm yettiğince kızımı, annesine hayatı zehir eden zorluklardan kurtarmak istiyorum. Benim dolaysız etkim olmasa (bu benim açımdan zayıflıktır) ve sizle dostluğum kızımın seçimlerini etkilemese, bu iş hiçbir zaman bugünkü halini almazdı. O nedenle ağır bir kişisel sorumluluk taşıyorum. Şu anki durumunuza gelince, bunun peşine düşmemiş olsam da, elime geçen bilgiler pek tatmin edici değil. Fakat bunu bir kenara bırakıyorum. Genel durumunuza gelince, henüz öğrenci olduğunuzu, Fransa’daki kariyerinizin Liege olayı nedeniyle yarı yarıya çökmüş olduğunu, İngiltere’ye intibak edebilmeniz için en gerekli araç olan dilin sizde çok eksik bir unsur olduğunu ve en iyi halde bile başarı ihtimallerinizin (?) ne kadar şüpheli olduğunu biliyorum. 

Gözlemlerimden çıkardığım sonuca göre, işlere heyecanla başlamanıza ve iyi niyetinize rağmen, çalışkan bir mizaca sahip değilsiniz (Not: Lafargue daha sonra Tembellik Hakkı’nı yazdı). Bu şartlar dahilinde kızımla birlikte hayat gemisine binebilmeniz için size dışarıdan destek gerekecek. 

Ailenize gelince, hiçbir şey bilmiyorum. Bir miktar zenginliğe sahip olduklarını farz etsek bile, bu onların sizin için fedakarlığa katlanmaya pek hevesli olduklarını kanıtlamaz. Dahası onların sizin bu evlilik projenizi nasıl karşıladıklarını bile bilmiyorum. 

Tekrar ediyorum, bütün bu noktalar hakkında bana olumlu açıklamalar gerekiyor. Zaten hayata gerçekçi şekilde bakan siz de kızımın geleceğine idealist bir bakış açısıyla bakmamı beklemezsiniz. Şiiri ortadan kaldırmayı düşünecek derecede müspet bir insan olan sizin, kızımın zararına olacak şekilde şairane davranışlarda bulunmamanız gerekir. 

4. Bu mektuptan doğabilecek bütün yanlış anlamaları önlemek için size şunu bildiririm ki, hemen şimdi evliliği akdetme iktidarına sahip olsaydınız bile bu yine de olmazdı. Kızım reddederdi. Ben de şahsen bu işe itiraz ederdim. Evlenmeyi düşünmeden önce olgun bir adam olmanız ve hem sizin hem de kızım için uzun bir tecrübe dönemi gerekiyor. 

5. Bu mektup ikimizin arasında sır olarak kalırsa çok memnun olurum. 

Cevabınızı bekliyorum.

En iyi dileklerimle,
Karl Marx
(Fransa’daki Paul Lafargue’a mektup, Londra, 13 Ağustos 1866)

23 Ocak 2014 Perşembe

Bir Gün Hoca Ansızın Çıkageldi ve Dedi ki:


Düşün-Yap

Kaynak: http://andrewboyd.com/poster/

Philosophical Shit


Kaynak: http://andrewboyd.com/poster/

Artık Bir Şarkımız da Var


AKP Siyaset Akademisi'nde Geliştirilen En Yeni İkna Edici Yöntem: Abanarak Vurma


Düşün-Meyeceksin


Uluslararası Olmayan Felsefe


Yeğeni Gregor Sayesinde AKP'nin Yeni "Mağdur Adayı" Oldu

Babasının dikkatsizlik sonucu ezdigini iddia ettigi, ancak PKK tarafından infaz edildiği resmi kurumlarca açıklanan merhum böcek Gregor Samsa'nın dayısı Hacı Samsa, AKP'nin teklifi ile Amed'in Hançepek mahallesine muhtar adayı yapıldı. Sevinçli olduğu gözlenen Samsa'nın gözyaşlarına hakim olamadığı dikkatlerden kaçmadı.



Yerelde Marx'a Vermek

Mehmet Bekap isimli takipçimizden...


22 Ocak 2014 Çarşamba

Felsefe Nine Anlatıyor:


Sen Sormazsın O Sorar:


Mezuniyetten Sonra İş Ararken Sorarsın:


Epiktetos Okulu'ndan Nejat İşler Ağır Konuştu:



Halikarnassoslu Filozof Nejat İşler Süper Gücünün Sırrını Tesqele Muhabirine Anlattı:

Nejat İşler: "Kendim ya da yakınımdaki biri rahatsız değilse duş almıyorum. Ama ben terlemem de mesela."

 

 

Felsefe, İnsanın Kendine Çay İçmesidir


Ege Felsefe'den Hüzzam Makamında Bir Caps


Schopenhauer ve Hegel: Königsberg Hatırası


Nominalizme Geçit Yok! Kahrolsun ORGİ Havaalanı!


Radikal.com.tr - Ankara Bulvarı AOÇ Alt Geçidi’nde bulunan köprünün üzerindeki “AOÇ Alt Geçit” yazısındaki “A” harfinin, yolun açıldığı 30 Ağustos tarihinden bu yana tam 10 kez söküldüğünü anlatan Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanı Vedat Üçpınar, her seferinde harfin yerine yeniden monte edildiğini söyledi.

Belediye internet sitesinde yer alan açıklamaya göre, köprüdeki yazılardan, özellikle kısaltmadaki “A” harfinin sökülmesinin tamamen bir komplo olduğunu, harfin sökülmesinin ardından fotoğraflarının çekilerek, basın yoluyla ve sosyal medyada Belediye’ye karşı bir karalama kampanyası yürütülmeye çalışıldığını belirten Üçpınar, “Yerel seçimler öncesi kasıtlı olarak yapılan böyle bir karalama kampanyasına Büyükşehir Belediyesi olarak asla izin vermeyeceğiz. Her seferinde bu harfi yeniden yerleştiriyoruz ve yerleştirmeye de devam edeceğiz. Bu kişi veya kişilerin bulunması için gerekli yerlere başvurularımızı da yaptık. Ayrıca vatandaşlardan isteğimiz, bu kişi veya kişileri gördüğünüz anda araç varsa plakasını da alarak, derhal Emniyet'e şikayette bulunsunlar” dedi.

4,5 AYDA 10 KEZ SÖKÜLDÜ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek tarafından 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda görkemli bir törenle açılışı yapılan 14,5 kilometrelik Ankara Bulvarı üzerindeki AOÇ Alt Geçidi’ndeki harfin sökülmesiyle, belediyeye verilmek istenen imaj zararının, aslında tüm Başkentlilere yönelik olduğunun altını çizen Vedat Üçpınar, şunları söyledi:

“Art niyetle, kişisel hırs ve beklentiler çerçevesinde verilen bu zarar hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Atatürk ’ü belirten ‘A’ harfini yerinden sökerek, ne yapmaya çalıştıklarını herkes çok iyi biliyor. Tamamen kasıtlı bir şekilde ortalığı bulandırmaya, özellikle basın ve sosyal medya yoluyla da karalama kampanyası yapmaya çalışıyorlar. Tüm vatandaşlardan ricamız, bu oyunu iyi değerlendirsinler. Özellikle gece yapıldığını düşündüğümüz ve gerekli yerlere başvuruda bulunduğumuz bu olayı görenler lütfen hemen araç varsa plakasını da alarak emniyete şikayette bulunsunlar. Bu bir vatandaşlık sorumluluğudur. ”

Sorgulayan Denemeler:


1) Madem esas hedef baştaki A harfiydi, o zaman sonraki İ harfi neden söküldü?
2) İ harfinin Melih Gökçek ile bir ilgisi olabilir mi?
3) Melih Gökek'in -i hali ile yalın hali arasında ne fark var?
4) "O.Ç. ALT GEÇİT" ifadesinin başka bir anlamı olabilir mi?

Gün Geçmiyor ki Takipçi Sayımız Artmasın!


Öldüğüne Yönelik İddialara Ara Güler'den Net Yanıt


21 Ocak 2014 Salı

Ders Notlarımdan Kısa Felsefe Tarihi


Pitasyum Salınımını Arttırarak Beyin Hücreleri Arasındaki Muhabbeti Körükler

Fulya'dan...


Çayda Hakikat Vardır!


Subhanallah Heval!

Ben doldurur ben içerim
Sevap benim, kime ne!


Başöğretmen Atam Genel Dilbilim Dersi Verirken


Schopenhauer


Tezer Özlü'nün İlham Kaynağı

Tezer Özlü şiir. Kafanıza ıslak ıslak sürün.





Çay ve Aşırı Çay

Yirminci yüzyılın ünlü filozoflarından Umberto Eco'nun doktora tezini yazma sürecini anlatan, bir solukta okuyacağınız bir başyapıt.

Benim Ontolojik Problemlerim Var

Aynı bölümde çalışan 25 tane felsefeciyi bir araya getiremezsin. Doğa yasası gibi bişey bu. Nasıl ki ikoncan hatunlar hidrojen atomları gibi doğada ikişer takılırsa, yetişkin bir felsefeci de günde 10 makale tükettiği maksimum 20 metrekarelik yaşam alanından kolay kolay çıkamaz. Hadi çıktı diyelim, 25 tanesi öyle şıp diye bir araya gelemez, bir sürü transandantal ide, çatışan kavramlar, her birinde onlarca kategori filan, saf akıl, pratik akıl... Olmaz o iş. Ne yapacan? Alacan hepsinden fotoğrafları, fotoşopla pırıl pırıl ekleyecen birbirine. En arkadaki adam 2.25, en öndeki hatun 1.10 boyunda kalacak. En azından kendi daracık yaşam alanlarında yaşadıkları huzura elleşmeyecen. Masa başı, o ye.

Hagen Üniversitesi Felsefe Bölümü.


Düşünemeyen Kişinin Düşünemeyenlere Düşünememecelerini Sunacağı bir Etkinlik


13. buçuğuncu yüzyılda yaşamış ünlü filozofun ölümsüz eseri Çaya Övgü'den